Araba seçerken otomatik vites hakkında bilinmesi gerekenler

TeknoSeyir’in bu haftaki ikinci bilişim dışı konusu arabalar. Araba satın alırken özellikle İstanbul gibi trafiğin her daim sıkışık olduğu kentlerde yaşayanlar, otomatik vites tercih ediyorlar. Ama her otomatik vites de aynı değil. İlk olarak vites çeşitlerine değiniyoruz. Konunun detaylarına inmeye önümüzdeki haftalarda devam edeceğiz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • kaOS148 @kaos148

    Teknoseyir de teknik detayların böylesi detaylı şekilde anlatılmasına pek alışık değildim hatta daha fazla teknik detay verilmesi için yakınan takipçilerinizdendim. Yeni bir bölümün ilk programı ve gerçekten beğendim.

    Çok yararlı bilgiler vererek insanların dikkat etmesi gerektiği konuları vurgulamanız harika oldu. Sayenizde bir konuda daha az da olsa bilgiye sahip oldum teşekkür ederim…

    Son olarak da affınıza sığınarak küçük bir eleştiride bulunmak istiyorum; Görsel bir program yapıyorsunuz konuştuğunuz konular kadar etkili olan kamera karşısındaki bize yansıyan güler yüzleriniz samimi sohbetleriniz… Abi o yarım sakal mı diyeyim bilemedim nasıl tarif edebilirim ama o gülemseyen yüzünüze yakıştığını söyleyemeyeceğim… ( belki benim gibi gözüne takılanlar olmuştur) Hani imaj danışmanı falan değilim ama genel görece olarak sadece fikrimi belirtiyorum ” abi onu biraz kısalt daralt falan hiç olmamış”

    Gelecek bölümlerinizi merakla bekliyorum…

  • lawnmower @lawnmower

    Güzel bir program olmuş. Daha fazlasını isteyenleri foruma alalım, tartışmaya kaldığımız yerden devam edebiliriz. :)

    http://www.pclabs.com.tr/forum/topic/114423-otomatik-vites-duz-vites-tartismasi/

    Robotize mekanik şanzımanlar aslında Kuzey Amerika için tasarlanmışlar. Trafiğin fazla olmadığı, fazla yokuş içermeyen, aşırı dur-kalk yapılmayan yollarda iyiler. Motorun gücünün tamamını kullandıkları için hem performanslı hem de ekonomikler. Bizim ülkemize ise hiç uygun değiller. Hem trafik var, sürekli durup kalkıyoruz, hem de çok fazla yokuş var. Ömürleri kısa oluyor, ısınıyorlar, arıza çıkartıyorlar. Toyota Auris Multimode ile 2 kere yolda kaldım, ondan biliyorum. Ben artık ya CVT ya da güzel bir çift kavramalı kullanılması taraftarıyım. Klasik otomatikler ancak 6+ vitesli olduklarında yeterince verimli olabiliyorlar.

  • Adem @adem

    Beta sürümü programı olmasından dolayı baya teknik detaylar ar. Ciiden harika bir konuya değinmişsiniz. Acaba 25 Bin TL’ lik 2. el arabalarda bulunan otomatik vitesli arabalar alınasımıdır ?. Yani bu dediğiniz pek de hoş olmayan sistem yeni nesil arabalarda mı yoksa eski arabalar da mı ? …

    • lawnmower @lawnmower

      Son 5 yılda üretilen arabalarda var bu sistem. Daha eskilerde pek yok. Eskiler klasik tork konvertörlü otomatik şanzıman kullanıyor.

    • Emirhan Döngel @octinum

      Selespeed? :)
      Robotize manueller “normal” araçlara Alfa Romeo’yla (156) geldi (zaten dönemin Ferrari’sindeki Magneti Marelli tasarımını kullanıyordu). 2000 yılı galiba. Bu sistem Fiat Stilo’ya da uygulandı diye biliyorum.

      Geçen sene 16000 TL civarına, 2000 model bir Vectra aldım. Klasik otomatik vites, tork konvertörlü. Eski sahibi şanzuman yağını değiştirmiş iki kez. Daha 20.000 km anca yaptık ama şu anda 150.000’e yaklaşıyor, sorun yok.

  • umitt @umitt

    bilişim video ları görsel öğeler,resimler ve grafiklerle destekleniyordu ama burada böyle bir olmamış.

  • davut @davut

    herhes birseyşer yazmış..bu konuyu tam olarak bilen yok mu..ben de otomatik viteslı sıfır araba almak istiyorum 1 haftadır araştırıyorum fakat kafam karıştı tam olarak bu otomatik şanzmanları halen anlamış degğilim..tam otomatik ve yarı otamatik araç lAR HANGİ MODELLER OLUYOR..

  • Erdem Yılmaz @erdemyilmazgm

    Sakal kesimi ancak bu kadar kötü olabilir

  • Can Akbulut @can

    Hyundai Elantra, Ford Focus, Honda Civic, Toyota Corolla. ;)

  • Can Akbulut @can

    Astra’nın sert ayarlı olduğu için çukurlu kasisli yollarımızda can sıkan süspansiyon bileşenleri, ufak tefek ama tekrarlanan elektronik arızaları kusurları sayılabilir. Easytronic yakıt sarfiyatı şanzımanın işlemcisi ile kavga etmeden, arabayı zorlamadan kullandığınız müddetçe çok başarılıdır. Ne zaman yüksek sürat ve çeviklik talep eder, istihap haddine yaklaşırsanız o zaman yakıt sarfiyatınız katlanarak artar.

    Bir de yarı-otomatik yapıda olup kuru debriyajlı olduğu için balata ömrü de dikkatinizi çekecek bir kalem haline gelebilir. Bunlarla barışabilirseniz geri kalanı gayet tatminkar bir arabadır. Geri görüşü iyi olan pek az model kaldı ;)

    Ben bu yüzden kelepir bulmadıkça veya sizin için özel bir cazibesi yoksa tavsiye etmiyorum. Benzer fiyatlara sorun çıkarma potansiyeli ve bakım masrafı daha az olan modellere yönelmek birkaç sene kullanmak için daha karlı olacaktır. Arabaların ikinci el popülaritesi yıllarla beraber değişecektir çünkü; yaş ilerledikçe sorunsuz araba değerini korur.

  • Can Akbulut @can

    Easytronick otomatikleştirilmiş manuel şanzımandır. Peugeot, Citroén ve Fiat’larda da aynı özellikte üretimler kullanılır. Hyundai Elantra’ya bir bakın ;)

  • Can Akbulut @can

    Honda Jazz’da tiptronik şanzıman yoktur. Manuel müdahale imkanı sunan iki şanzıman modeli vardır. Birincisi CVT, diğeri ise otomatikleştirilmiş manuel şanzımandır. CVT şanzıman daha başarılı bir üretim tekniği olsa da kullanıcı hatalarına karşı hassastır (eşyanın tabiatı gereği :) )

    Vehasıl-ı kelam, almayı düşündüğünüz model aralığında üretilen Jazz’lar tam otomatik özelik gösteren CVT vites tertibatına sahip. Sistemin işleyişine dair detaylı bilgiyi ilgili videomuzda ve muhtelif kaynaklarda bulabilirsiniz. Otomatikleştirilmiş manuel şanzıman kuru tip debriyaj kullanır, vites kutusu tasarımı tamamen farklıdır. Kullanım sırasında otomatik moddayken özellikle yük altında vites geçişlerini hissettirmesi, yokuşlarda geri kaydırması ve kavramada kaldığı süece aşınan, periyodik olarak değiştirilmesi gereken debriyaj balatası olması handikaplarıdır. Yakıt tüketimi biraz daha düşük, hor kullanıma biraz daha toleranslıdır. Jazz modelinin hitap ettiği kullanıcı kitlesi hatalı vites değiştirmeye meyyal insanlardır özellikle park esnasında. :)

    Honda Jazz modelini dünya çapında İngiltere ve Japonya’da üretegeldi bildiğim kadarıyla. Japonya’da üretilen modellerin ismi “Fit” şeklinde özelleşmiştir. Ülkemize gelen modeller ise İngiltere’de montajı yapılan araçlar.

    Arabayı almadan evvel mutlaka yetkili serviste muayene ettirmelisiniz. Genel özellikleri itibarıyla güzel ve kullanışlı bir arabadır. :)

  • Can Akbulut @can

    Şanzımanın üretim yılı ve rekabet ettiği şoförün pilotaj kabiliyeti sonucu etkiler… Zaten manuel müdahale ederek klasik otomatik viteslerin çoğuna doğru vitesi erken seçtirebilmek mümkün.

    Motorun çekmediğini gaza bastıktan sonra anlayan tembel sürücüden çok daha hızlı otomatik şanzımanlar. ;)

  • Can Akbulut @can

    Sizdeki sistem iyi olandan :) Gezegen dişlili şanzımanın işlemcisine müdahale ile vites değiştiriyorsunuz. Size otomatikleştirilmiş manuel bir şanzıman sistemini kullandırmadan arada hangi farktan bahsettiğimizi açıklamak daha zor olacaktır :) En iyisi fırsat bulursanız böyle bir otomobile binin ;)

  • Emirhan Döngel @octinum

    Tam doğru değil. :) DSG’leri ayrı bir kategori olarak algılamışsınız. Onlar da aslında bir tür robotize manuel.

    Genel olarak dört tip var. CVT’ler, manuel’ler, robotize manuel’ler, viskoz kavramalılar. CVT’ler ve manuel vitesler konusunda sorununuz yok zaten. Onları geçiyorum.

    Robotize manuel’ler, temelde manuel vites düzeneği olup, vites değişimlerini “robotlar” yardımıyla yapanlar. Robot da birkaç sensör ve aktüatörden oluşuyor. Kabaca, sizin yerinize debriyaja basıp, vites kolunu sağa çekip yukarı iten hidrolik pistonlar düşünün.

    Robotize manuellerin iki tipi var temelde. “Tek kavramalı” ve “çift kavramalı”. Çift kavramalı sizin DSG olarak bildiğiniz şey. Her ikisinde de fiziksel olarak debriyaj var; debriyaj _pedalı_ yok. DSG olmayanda tek bir baskı balata var, DSG olanda iki tane baskı balata var. Ama her ikisinde de vitesi değiştiren şey bir “robot”; bu nedenle de DSG aslında “robotize manuel”in bir çeşidinden ibaret. Opel’in “Easytronic”i de, VW’nin DSG’si de birer “robotize manuel”. DSG’de iki tane baskı balata var ve vites dişlilerinin yerleşimi farklı, o kadar.

    Viskoz kavramanın farkı ise debriyajın (pedalın değil, komple debriyajın) bulunmaması. Debriyajın görevini (ve daha fazlasını) tork konvertörü denen parça üstleniyor. Bu bir “viskoz kavrama” işte. Şanzuman yağının akışıyla kavramayı sağlıyor. Zaten bunların şanzuman yağı da normal şanzuman yağı değil; ATF (Automatic Transmission Fluid) deniyor. Otomatik şanzumana kesinlikle normal şanzuman yağı konulmuyor. Geri kalanında yine bir dişli düzeneği var ama viskoz kavramalı otomatikleri tanımlayan şey bu dişli düzeneği değil.

    “Peki tiptronik ne?” sorusunun geleceğini öngördüğümden onu da ekleyeyim. :) Halk arasında tiptronik diye bilinen şey, vites seçmenize izin veren bir viskoz kavramalı (klasik tipte) otomatik şanzumandan ibaret. Yine tork konvertörü denen parça var.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Anladım M.Ali, mekanik tahrikle direkt yapılan iş yok demek istiyorsun.

    Alternatörü küçük bir “Rejeneratif fren” gibi düşün. Elektrik üretiyor. Bu elektrik enerjisinin bir kaynağı olmalı ki o da mekanik hareket. Alternatör bir elektrik üreteci; mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çeviriyor. Mekanik enerjiyi de motordan alıyor.

    Farları, arka cam rezistansını ya da herhangi bir elektrikli donanımı çalıştırdığın zaman bu enerji alternatörden sağlanıyor. Müzik sistemi de keza. Alternatör ne kadar çok elektrikli donanım açarsan o kadar fazla elektrik üretmek zorunda kalıyor, dolayısıyla da o kadar çok mekanik enerji kullanıyor.Yani motora yük oluyor.

    Ha, bu “ne kadar?” sorusuna yanıt? :) Kullandığım araba 100 KW civarı bir motor gücü üretebiliyor. 100 Watt elektrik yüküm olsa binde bir eder. Laboratuvar koşulları dışında ölçülebilir değil.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Evet, teknik olarak robotlu sistemler.

    Klasik otomatikte “ara vitesler” tork konvertörü tarafından sağlanıyor. Tork konvertörünün girişiyle çıkışı arasındaki devir sayısı farkı ne kadar büyüksek tork da o kadar yüksek oluyor -aslında arabayı ilk hareket ettirirken tork konvertörünün çıkışında, girişteki torkun 1.5 katı gibi bir tork elde ediliyor.

    Ama CVT’ler gibi kademesiz değiller. Sadece vites oranları çok uzun olabiliyor tork konvertörü sayesinde. Böylece düz vites bir arabanın 2 viteste kapsadığı bir hız yelpazesini tek viteste kapsayabiliyorlar. 2000 model Vectra kullandığım için ondan söylüyorum, normal sürüşte 64 km/s civarında 4. vitesine geçiyor ve (spor moduna geçmez ya da gaza yüklenmezseniz) 40 küsurlara kadar da 3. vitese geri düşmüyor. 50 ile 240 arasında sürekli olarak 4. viteste gidiyor. Ancak 3. vites de uzun oranlı olduğu için araba 3. viteste 200’e yaklaşıyor (3. viteste 190’ın üzerine çıktım, 4’e geçmedi).

    Bunun dışında, vites değişimlerini güçten çekilme ve yüklenme olarak değilse bile hissedilebilecek şekilde yapıyorlar. Normal gidişte gazı bırakmadan değiştirirseniz araba birden daha yüksek ivmeyle haraket etmeye başlamış gibi oluyor.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Yok, o “İnsanların tiptronic sandığı şey” daha çok. :)

    Tiptronic, klasik otomatik viteslerin, kullanıcıya elle vites yükseltme ve düşürme imkanı verenlerine, Porsche tarafından koyulan isimden ibaret. “Tiptronic vites” diye bir vites türü yok. Aynı sistemin farklı markalar için farklı isimleri var:
    Porsche: Tiptronic
    Volkswagen, SEAT, Skoda, Audi (ve VW grup araçları genel olarak): Tiptronic
    Mercedes: TouchShift
    BMW: Steptronic
    Opel: ActiveSelect

    Şuraya buyurun:
    http://www.pclabs.com.tr/forum/topic/117284-markalara-gore-otomatik-ve-robotize-manuel-vitesler/

  • Emirhan Döngel @octinum

    Bu arada öğrendim. ActiveMatic tork konvertörlü bir vites kutusu. Robotlu mekanik değil.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Karışan şey, kullanıcıların otomatik vitesi sadece “vitesleri otomatik geçen şey” olarak algılamaları. Vites seçimi yapılabiliyorsa da ister Porsche olsun, ister Corsa Easytronic; hepsine “tiptronik” ya da “triptronik” diye isimler takılmış durumda.

    Robotize manuellerde debriyaj var ama debriyaj pedalı yok. Dolayısıyla kullanıcı gözüyle klasik otomatikten farksızlar. Fark mekanik aksamda. Ancak satıcılar da her ikisini de otomatik diye satma eğiliminde görünüyor -kardeşim bir Corsa aldı geçenlerde, 1.2 lt. Easytronic’e bakmışlar önce. Geri kaçırmasını 1.2 litre motorlu olmasından diye düşünmüşler anladığım kadarıyla. Sonra 1.4 lt. otomatik (klasik otomatik) aldılar.

    Yukarıda da yazdım, DSG’ye soğuk bakıyorum karmaşıklığından dolayı. Bir de VW’nin Türkiye’de ilk satılan DSG’lerinde sorun yaşanmış ve firma bunları büyük oranda garanti dışı bırakmış diye okumuştum; 10.000 TL gibi masraflardan bahsediliyordu. :(

    Neyse zaten Slackware tipi adamım; KISS felsefesini arabalara bakış açıma da uyguluyorum galiba. :)

    Son söylediğiniz ise çok ilginç ve mantıklı bir bakış açısı. Tebrikler, hiç düşünmemiştim. :)

  • Berkay Özdenoğlu @berky84

    Çift kavramalı otomatik vitesler de aslında robotlu sistemler öyle değil mi? Çünkü tam kavrama sadece manuel şanzımanda oluyormuş. Tek kavramalılara göre avantajı, vites bir dişliden çıktığında bir sonrakine nerdeyse anında giriyor. Dolayısıyla devir kaybı çok az oluyor ama klasik bir otomatikteki kadar da yumuşak olamaz anladığım kadarıyla. Teorik olarak, klasik otomatikler aynen CVTler gibi kademesiz vites geçişi yapabilirler. Yani ara vitesler de olabiliyordur bu tip şanzımanlarda.

    Amortisörler, lastikler motoru yeterince korurlar diye düşünüyorum. Tekerleğe alınan bir darbe kayıpsız olarak motora iletilmiyordur ama debriyaj plakalarını belki zorlayabilir.

  • Berkay Özdenoğlu @berky84

    Videoda tiptroniclerin çoğunun servolu mekanik olduğundan bahsediliyor. Yani eğer ActiveMatic tiptronic mantığında çalışıyorsa büyük ihtimalle robotlu mekaniktir.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Katılıyorum. DSG de çok masraflı bir vites kutusu (hem opsiyon olarak almak arabanın fiyatına çok fazla ekliyor, hem de arıza durumunda düzeltmek çok pahalıya patlayabiliyor).
    2011 yılındayız ve ben kendi adıma ya tork konvertörlü “klasik” otomatik, ya da Selespeed gibi iyi bir robotize manuel derim.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Alternatör?
    Araba izole bir sistem. Tüm bileşenlerin enerjisi motor tarafından üretiliyor. Hatta bildiğimiz akülere “LSI” mı ne deniyordu; Lights, Start, Ignition.
    Dolayısıyla evet, farların yakıt tüketimine etkisi var.
    Hayır, o kadar büyük değil. Azıcık erken yavaşlamaya, freni az kullanacak şekilde güvenli sürmeye alışırsanız farlardan kaybettiğinizin çok fazlasını kazanırsınız.

  • Emirhan Döngel @octinum

    Mazda 2 Türkiye’de satılıyor muydu yahu? :)
    ActiveMatic’leri var sanırım Mazda’nın. Anladığım kadarıyla klasik otomatik şanzuman, tork konvertörlü. Yani robotize manuellerden değil. “Tiptronic”in Mazda’daki adı diyebilirsiniz. Yamuluyorsam biri düzeltsin, firmaların kendi isimlerini oluşturmaları işi bulanıklaştırıyor. :)

  • Neşet Özeren @neset-ozeren

    Farlar 35 x 2 70w ~ 100w civarı enerji tüketiyor, 50kw dan daha düşük güçlü otomobil motoru olmadığını ve ortalama 15-20kw güç üretecek biçimde kullandığımızı düşünürsek. 100w hesaplanabilir bir etkisi olmaz gibi geliyor bana, hesapta bir yanlış varsa söyleyin

  • TiesTorN @tiestorn

    Şahsen ben de takıldım, takılmayacak gibi değil ki :) boyda sorun yok ama biraz eninden daralsa süper olacak gibi :D

    Bölüm süperdi bu arada, onu da belirtmeden geçemeyecem.